Neden KUU
Zihinde her türden düşünce iç içe geçer.
İşin ortasında, başka bir şey aklınıza düşüverir. Unutmak istemezsiniz ama şu anın konusu da değildir.
Bir yapılacaklar uygulamasına yazarsanız “iş”e dönüşür; not alırsanız arada kaybolur. Dağınıklık yaratan, düşüncelerin kendisi değil; her birini nasıl ele alacağınıza karar vermektir.
- Yapmanız gerekiyormuş gibi hissettiğiniz bir şey
- Sonra düşünmek istediğiniz bir şey
- Henüz biçimini bulmamış bir fikir
- Nereye koyacağınızı bilemediğiniz belli belirsiz bir huzursuzluk
- Şimdi düşünmenin bir faydası olmadığı bir tasa
KUU, ayıklamaya girişmeden önce olduğu gibi kabul eder. Söze döktükçe zihindeki suyun düzeyi düşer.
Nasıl çalışır
Tek yapmanız gereken konuşmak.
Konuşun
Derli toplu olması gerekmiyor. Söze döktükçe, unuttuklarınız bile peşi sıra gelir.
Ayırın
KUU söylediklerinizi sessizce “Şimdi bak”, “Sonra düşün”, “Dinlendir” ve “Bırak” diye ayırır.
Gözden geçirin
Zihniniz sakinleştiğinde dönüp bakın ve her birini yerli yerine koyun. Üst üste yığılıp kalmasın.
Uygulama
İşte KUU.
KUU matrisi
Her düşüncenin bir yeri var.
Yapılacaklar kutuları değil; zihninizdekini nasıl tutacağınıza dair bir ayrım.
Gizlilik
Sesiniz sizde kalır.
Hem iPhone hem de Android'de dinleme tümüyle cihazınızda gerçekleşir; KUU sesinizi ne saklar ne de gönderir. Apple Watch'ta saatin kendi standart girişi kullanılır ve KUU yalnızca metni alır. Düzenlemede yapay zekâdan yararlanılır; dışarıya yalnızca yazıya dökülen içerik gider, o da saklanmaz. Söyledikleriniz iPhone'da yalnızca kişisel iCloud'unuza eşitlenir; Android'de ise yalnızca cihazınızda kalır.
